3 Temmuz 2012 Salı
Söyleyememek
Mavi şeritler halinde geçen dolmuşlara baktı,durdu. Aynıydı hepsinin istikameti. Bir türlü kaldıramadı elini. Otobüsler geldi geçti duraktan. İnsanların garip bakışları arasında binemedi. İsteyip, istememesinden değil, sadece binemedi muhatap olmamak için. Elinde iki ekmekle kaldı, durdu. Araba almaya karar verdi o anlarda. Gene yapamayacağını düşünüp vazgeçti. Yürümeye başladı sadece bakmakla yetineceğini anlayıp. 6 km yürüdü eve gelmek için. Ter içindeyken hanımını öpemedi. Kızı geldi, ilgilenemedi. Uykusu tonlarca ağırlığıyla üstüne çöktü. Yemek yemek istemediğini söyleyemeyeceği için uyumadı. Eflatun saate baktı yemek vakti için. Nefret ederdi eflatundan, buna rağmen severmiş gibi davrandı karısı onu alırken. Yemek hazır dedi kızı. Yemekte hiçbir şey konuşulmadı. Hepsi birer metafordu: baba, anne, çocuk. Bitince yemekleri televizyon karşısına geçip donuklaştılar hep beraber. Yattılar rolleri gereği. Uyandılar setlerine gitmek için. Baba işini bitirip dolmuş durağına hareket etti binemeyeceğini bile bile.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder