11 Mayıs 2014 Pazar



Sessiz, puslu bir gece

Bir oğlan dolanıyor ortalarda
Bir de kör yarasa
Hava bulutlu bari yağmur yağmasa

Bir oğlan dolanıyor ortalarda
Dertli, belli halinden
Cigarasından çıkan dumanda yalnızlık

Bir oğlan dolanıyor ortalarda
Üstünde eski mavi bir gömlek
Gömleğindeki yanık izinde pişmanlık

Bir oğlan dolanıyor ortalarda
Vakurlu, başı öne eğik
Yarasanın kanat çırpışında sessizlik

Bir oglan dolanıyor ortalarda
Yalnız, yaşlı bir çınarın yaprakları
Pet şişelerin ümit saçan kapakları

Bir oğlan dolanıyor ortalarda
Hafifçe esen rüzgarda savruluyor
Sokak lambasının ışığında oğlanın yüzü soluyor

Bir oğlan dolanıyor ortalarda
Çınar ağacının gölgesine saklanmış çimenler
Hüznün en ağrından bir türkü söylerler

Bir oğlan dolanıyor ortalarda
Duydum ki sevdiğinden ayrılmış
Bütün dünyanın karamsarlığı ondanmış


5 Şubat 2014 Çarşamba

BİR KANDİL GECESİ

Gülsüz bir bahçenin yalniz uçan güvercini
Sabahsiz gecenin doğmamis güneşi
Mehtapsiz denizin yosun kokulu kıyıları
Duasiz namazin huzura hasret yolcuları
Sırtında jupiteri taşımaya azmetmiş bir gönül
Kadehini kararmiş fikirlerle doldurmuş bir meczup
Yeis zehrini içmiş amansiz bir girdap
Kalbinin okyanuslarinda boğulmaya nazır biçare ruh
Oyma sandığın üzerinde oyalı bir hüzün                      
Duvarda boynu bükük kalmış gölge
Liyakat yangınında yanmış bihaber vicdan
Ölmeyi unutmuş şehvet esiri bir kefen
Doğumun en kutlusu kutlanırken.