2 Kasım 2017 Perşembe

Vicdan!

Vicdan: Kişiyi kendi davranışlarıyla ilgili olarak bir yargıda bulunmaya yönelten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerinde dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan, kişiye doğruyu ve iyiyi yapma yükümünü de yükleyen içsel güç.

Vicdan bazen öyle büyüyor öyle büyüyor ve sevgiyle de harmanlanıyor ki insan kendi kalbini defalarca, bilerek ve isteyerek kıran bir kalbi, kendisi bilmeden ve istemeden de olsa kırdığı için çırpınıyor bir şeyler yapabilmek ve kırdığı kalbi onarabilmek uğruna ki bu kalp kendisini sevdiğine inandığı bir kalp. Sevgiden insanlar ne anlar neyi anlar onu bilmiyorum ama ben sevgiye dair şunu bilir şunu söylerim gerçekten seven sevdiğini asla ve asla hiçbir surette hiçbir şekilde üzmez, üzemez, kıramaz, incitemez. 

Evet benim bir atasözünden uyarladığım bir sözüm var. İnsan kendisini çuvaldızla delik deşik etmedikçe kimseye iğne bile batırmamalı. Kendimi çuvaldızla delik deşik etmiş bir insanım. Gene ederim gene delik deşik ederim. Lakin bu hangi yaraya ilaç olur? Bir insanın kırık kalbini onarmasının yolu kalbini kıran kişinin kalbini kırmak mıdır mesela? Hele de o kalbini kıran kişinin kötü biri hele de kötü niyetli biri olmadığını adı gibi bildikten sonra...

Mesela sadece kadınların mı kalbi kırılır? Sadece kadınlar mı ağlar? Sadece kadınlar mı üzülür? Sadece kadınların mı hevesleri kursağında kalır? 

Mesela bir kadın sevdiği adamı defalarca bilerek ve isteyerek üzdükten sonra hâlâ kendisini mutlu edebileceğine inanabilir mi?

Ve mesela nazdan anlamadığını anladığın ve bildiğin bir erkeğe her seferinde ısrarla ve inatla neden naz yaparsın? Bir sefer sadece bir sefer naz yapmasan ve bir kez konuşup anlaştıktan sonra istediğin nazı tribi yapsan? Evet bu yüzden anlamak gerçekten güç, gerçekten güç...

19 Nisan 2017 Çarşamba

Cahildim Dünyanın Rengine Kandım

Burayı hatırlıyorum arada girip bakıyorum yazdıklarıma geçmiş gözümün önünden geçiyor.Bazen vay be ne günlerdi diyorum.Bazen de sanki zaman durmuş o vakitte sanki aynı ben bana bir şeyler hatırlatıyor.Değişen pek bir şey yok açıkçası sanki güneşin ettafında dönen dünya gibi genel geçer döngülerin içinde kıvranıp duruyorum.Tek bir şey var yaşlandım artık.Bunu okuyunca küfür edecekler var tanıdığım ama ilginçtir yaşladığımı düşünüyorum.Pek çok şeyin vaktinin geçtiğini.Yapmak istediklerimin neredeyse tamamını yapamamış olmanın hazin sonucunu kabullenmenin rahatlığıyla yazıyorum bunları.Sevda idealler ümit şevk kalmamış içimde sadece bir koyvermişlik var.Belki düzelir ilerde bilemiyorum zaten düzelmeyen değişmeyen ne var?Elbet bunlar da gelir geçer.Gelip geçerken artık gidecek bir şey kalmadığından heralde hırpalanacak bir şeyin yokluğunu hissediyorum.Arada zamanın akışından kopuyorum.Şaşırıyorum ben ne ara bu ana geldim diye.Sonra bu zaman mefhumu acayip bi şey deyip geçiyorum.Geçenlerde birisi galiba en başından beri kendimi kandırıyordum,kendimi böyle olduğuma inandırmaya çalışıyorum demişti.Ona söyleyemedim orda ama galiba hayatın çok büyük bir kısmı zaten kendini kandırmak kendini bir şeylere inandırmaktan ibaret gibi geliyor.Belki de yanılıyorum bilemiyorum.Ha bu arada en çok kullandığım kelimelerden biri bilemiyorum.Niyetse artık pek çok şeyi bilemiyorum.Doğru zannettiklerimin çoğunun yanlış olduğunu farketmenin acımasız tokadını yiyorum uzun zamandır.Döngüler(looplar) içinde muazzam olmasını ümit ettiğim the end i bekliyorum.The end beni çok bekletme.
Özet olarak cahildim dünyanınrengine kandım.
Düzeltme:İnsan kendisinin milyonda ikisini tanır.Bunun yarısını ifade edebilir.Diğer yarısını idrak edemez,kendini kandırır.
Sonuç:Naket olası sosayt.Büyüksün Alexander Superberduş reis.İzinden gidecek kadar yürekli olmadığım için özür dilerim.