28 Nisan 2012 Cumartesi


                                                                       Yavşaklık

      Aşkın varlığına inanmak istiyorum.Bahsedeceğim şeyden “dan “ diye bahsetmeyi seviyorum. Kedimle oynamayı seviyorum. 10 alacağımı bildiğim bir sınav kağıdını önüme koyduklarında gülmeyi seviyorum. Arkadaşlarımla bir yerde oturup konuşmayı  seviyorum. Bunların hepsini seviyorum . Ama hiçbirine de aşık değilim. Ömrümde hiçbir kıza karşı aşk tanımlaması yapabileceğim hislerim olmadı  Hoşlandım evet ama aşk değildi bu. Aşk dediğin daha ekstrem olmalı bu kadar basitçe değil.  Hiç aşık olmadan aşkı nasıl bu kadar yukarılara koyuyorum peki?. Aşkın bu kadar ucuz ve yavşakça bir şey olmasını kaldıramıyorum belki de. Aşk yukarılarda olmalı değerini bilerek yaşanmalı. Aşk erkeklerin soytarılığına dönüşmemeli. Veya kendini tatmin etmek için kullanılan bir kılıf olmamalı. Çok aşığım diyen adi bir yavşağın 2 ay sonra aynı şeyleri başkasına yapması mide bulandıcı. Aşk izlediğimiz filmlerdeki bir abartı mı acaba? Abartılmış bir histen mı ibaret tüm bunlar. Belki de sex için uydurulmuş bir kılıftır aşk. Kusura bakmayın karşı cins bir sona varmak istiyorum tanım arıyorum. Bir aşk uğrunda bir ömür geçirenler var; abartılmış hislerin mi yoksa kavuşamama gibi, özlem gibi gerçek hislerin mi peşindeler?  Aşk hikayelerinde kimse mutlu sonu istemez.  Sonunda  kavuşamamış iki “aşık” olan filmler hep daha çok sevilmişlerdir.. Yani aşk diye bir duygu varsa bile bu kavuşamamışlık ve özlemle doldurulursa anlamlı olur. Aşkın yanına herhangi bir iyi duygu sokulamaz. Sokulsa bile evlenip kilo alır.  İnanmak istediğim konusunda yalan söylemişim. İnanmak falan istemiyorum. Günümüzdeki gibi adi ve yavşakçaysa,soytarılıksa kalsın istemiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder